left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Pazar, 23 Nisan 2017
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
ÖNCE ÜZÜM YESEYDİN, SONRA ÖLSEYDİN BE ABİCİĞİM! Yazdır E-posta
Yazar Sema Gürcan Özcan   
Cuma, 31 Mart 2017

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, at ve açık hava

Giden bir abinin, elimde kalan son baba parçasının ardından, içimdeki harlanıp duran yangınla ne yazılır, bilemedim.

Doğum günlerimden birinde; “Bak sana hırka aldım, bunu eve götürme, hep muayenehanede kalsın, üşüyünce sırtına alırsın” demişti. Şu an sırtımda o hırka, “sen gittiğinden beri çok üşüyorum Abim”

Babamı tanımadım, sesi nasıldı, kokusu nasıldı bilmiyorum.

Cezaevinde camları tekmelermişim babamın kucağına gitmek için, hatırlamıyorum.

Geceleri “babaaa” diye ağlarmışım, hatırlamıyorum.

Sonra 12 yaşına kadar ki çocuklara izin verilmiş, babalarına dokunmaları için. Babam idam edilmeden önce, en son Öner abimle beni öpüp koklamış, hatırlamıyorum.

İlk acımı, 2,5 yaşındayken tattım. Emekli Subay Evleri’nde otururken, sabahın erken saatlerinde kapı çalınmış, Mustafa dayım gelmişti. Gözleri çok kızarmıştı. Annemle, Ablam ona doğru koştular, üçü sarılarak çok ağladılar. Onlar ağlıyor diye ben de çok ağlamıştım. Yıllar sonra anneme,” babamı o sabaha karşı mı asmışlardı?” diye sordum. “ Çok küçüktün, sen nasıl hatırlıyorsun o günü?” diye ağlamaya başladı.

Bana hep, babamın yurt dışında olduğunu, milli binici olarak yarışlara katıldığını söylediler. Evimizdeki her şey; çay tabağı, pasta tabağı, kül tablası, eşarp…hep at figürlüydü, halâ da öyledir.

Bir yıl sonra teyzem ve iki dayım da art arda kayboldular ortadan. Nerede olduklarını sorduğumda, babamın yanına gittiklerini söylediler bana.

Bu nasıl bir yerdi ki babam dönmediği gibi, Onun yanına gidenler de dönmüyordu bir türlü.

Annemin saçları bembeyazdı artık. Ya O da babamın yanına gider de dönmezse diye başladı ilk korkularım.

Çünkü beraber uyuduğum annem, uykusunda hep “ Fethi” diye sayıklıyordu. Demek, O da Onun yanına gitmek istiyordu.

Sonraları annem beni değil, ben annemi uyutur olmuştum. Asker adımları gibi nefesimi kontrol edip, annemle aynı anda soluk alıp vermeye çalışıyordum. Eğer benden hızlı veya yavaş soluklanırsa, sabaha kadar uyuyamıyordum.

Böyle böyle başladı sevdiklerimi kaybetme korkularım ve bu yaşlarıma kadar peşimi bırakmadı. Her gece sevdiklerimi ölmüş gördüm.

Son Güncelleme ( Cuma, 31 Mart 2017 )
Devamını oku...
 
Ağabeyim ÖmerGürcan'ın aziz hatırasına Yazdır E-posta
Yazar Mehmet Özgür Ersan 28.03.2017 Maltepe   
Salı, 28 Mart 2017

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, at

Kim kazanır?
Kim kaybeder?
Kim gider pencerenin önüne?
Kim söyler onun adını herkesten önce?
Kim söyler devrimin türküsünü ?
Biri var
Taşır göğü
o sevdalı
Kazanır.
Kaybetmez.
Söylemez
Biri var, gözlerine sahip
Cesur babasının
O benim kardeşimdi
Ağabeyimdi
Yoldaşımdı
cesur mert süvari
Kapılar kapandığından beri
Sosyalizmin umudu kalmadığından beri
Bir süvari
Yol açan
Taşır göğün taşıması gibi
Sevdalı o yıllara
Gençliğin
68 baharına
Kazanır
Kaybetmez.
Söyler onun adını herkesten önce
Dilimiz
Koparırlar onun da başını
Her darbede yılmaz söyler sözünü
Her yerde
Sosyalizmin adını 
Ağabeyimdi
Yoldaşımdı
Cesur mert süvari
Devrimin süvarisi 

 
ÖMER GÜRCAN Yazdır E-posta
Yazar moderatör   
Salı, 28 Mart 2017

GEÇİCİ AYRILIK BENİMKİSİ, İLK YAZ ÇİÇEĞİNE GEBEYİM. AĞITLAR YAKMAYIN ADIMA, BEN ÖLMEDİM, ÖLMEYECEĞİM.

SÜVARİ

 

 

 

 

 

 

 

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi
 
GENELKURMAY BAŞKANI İÇİN ÇOK ÜZÜLÜYORUM! Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Cumartesi, 04 Şubat 2017

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar için nasıl üzülüyorum nasıl üzülüyorum, bilemezsiniz! Son birkaç yılda neler gelmedi başına neler. Öyle ıstırap verici hadiseler yaşadı ki, başkası olsa üzüntüsünden kahrolur, inme inerdi vallahi!

Mesela Genelkurmay İkinci Başkanı iken çoğu general yüzlerce silah arkadaşı, AKP/Cemaat kumpasına kurban gitti. Eminim ki Hulusi Bey’in yüreği ezilmiştir hapse atılan silah arkadaşları için. Lakin ezik yüreğini kimseye açamadı, kahrını üzüntüsünü hep içine attı!


Devamını oku...
 
Başkanlık sistemi genetiğimize aykırıdır: Osmanlı İmparatorluğu örneği Yazdır E-posta
Yazar Gaffar Yakınca / Yazar-ABC Gazetesi |   
Pazartesi, 30 Ocak 2017

Ülkeyi yönetenlerde dünya siyasetine, bölge dengelerine ve Türkiye tarihine dair minicik bir şuur kırıntısı kalmış olsaydı eğer, başkanlık sisteminde bu denli ısrar etmezlerdi. Belli ki bu işi de bugüne kadar yaptıkları kurnazca dayatmalardan biri olarak tasarlıyorlar. Farkındalar mı bilmiyorum, bu yeltendikeri ülkenin genetiğini değiştirme çabasıdır ve aynı derecede şiddetli yan etkiler doğurabilir, hepimizi felakete sürükleyebilir.

Bu topraklarda Türkiye Cumhuriyeti’nden önceki devletimizin adı Osmanlı İmparatorluğu idi. Bu devlet, kurulduğu tarih itibarı ile dünyada nadiren görülecek ölçüde demokratik bir düzenle yönetiliyordu. Devletin başında bir “gaziler” (veya ilbler/alpler) meclisi bulunuyor, padişah da (aynı aileye mensup olmakla beraber) bunların içinden çıkıyordu. Doktor Hikmet Kıvılcımlı, Osmanlı Tarihinin Maddesi adlı muazzam çalışmasında şöyle der:


Son Güncelleme ( Pazartesi, 30 Ocak 2017 )
Devamını oku...
 
DP VE AKP DÖNEMLERİNİN BAŞARILI OLDUĞUNU SAVUNANLARA Yazdır E-posta
Yazar Celal ÖZCAN DevParti Genel Bşk.   
Cumartesi, 28 Ocak 2017

 

Para bolluğu ile ilgili görsel sonucu

Bir tezi savunurken, esaslı savunmak gerek. Zamanda ve zeminde savunmak gerek. Şartları iyi bilmek gerek en önemlisi de olayları/olguları çarpıtmamak gerek.
Dünyada para bolluğunun olduğu 2 dönem var.
1. II. Dünya savaşı sonrası. Yıkılmış (Kapitalist) dünya ekonomisini yeniden ayağa kaldırmak için sürekli para basılır. Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere paralar dağıtılır. Türkiye de bu dönemden Marshall ve Truman Doktrinleri ile bolca nasibini alır. Ama verilen paraların kullanılacağı alanlar da verenlerce belirlenir. YOL yapılacaktır, İNŞAAT yapılacaktır. Üretim ve Teknolojik alanlara harcanmayacaktır paralar. Teknoloji isteniliyorsa eğer; parayı dağıtanlar uygun gördükleri, artık kendilerince çok geri kalmış teknolojileri aktarabilirlerdi. Siyasi yapıyı da parayı dağıtanlar belirledi. Kurtuluş savaşı gelenekli vatan millet savunucusu kadrolarla bu işler yapılamazdı. Moda "çok partili" olmaktı. DP, Menderes Bayar efsanesi buradan doğdu.

 

Devamını oku...
 
Şenol Çarık yazdı:“Türkiye solunun kısa tarihi” Yazdır E-posta
Yazar ODA TV   
Cuma, 20 Ocak 2017
 


“Türkiye solunun kısa tarihi” bu kitapta

Gazeteci-yazar Şenol Çarık’ın Asi Kitap etiketiyle yayınlanan “Türkiye Solunun Kısa Tarihi” kitabı kısa bir sürede 2. baskı yaptı...

Gazeteci-yazar Şenol Çarık’ın Asi Kitap etiketiyle yayınlanan “Türkiye Solunun Kısa Tarihi” kitabı kısa bir sürede 2. baskı yaptı.


Son Güncelleme ( Cuma, 20 Ocak 2017 )
Devamını oku...
 
SARP KURAY- Söyleşi Şenol Çarık Yazdır E-posta
Yazar Şenol Çarık _ ODATV   
Çarşamba, 18 Ocak 2017
 
 
Sarp Kuray; 68 kuşağının tanınmış siması, Dev-Genç kurucularından... 16 Haziran örgütünü kurduğu iddiasıyla tek kişi "Anayasal düzeni zorla değiştirmek" suçundan yaklaşık 8 yıl hapis yattı, kısa bir süre önce tahliye oldu.

17 Aralık 1969 tarihinde 69 deniz subayının “Mustafa Kemal’in Harbiyelileri” başlıklı ortak bildirisini yazıp soruşturmaya uğrayanlardan; dönemin denizci teğmeni...

71 yaşında olan Kuray, özgürlüğüne kavuştuğu günden beri kitle örgütlerine ziyaretler gerçekleştiriyor, konferanslara katılıyor.

Bu yoğun temposu arasında kendisiyle konuşma fırsatı yakaladık.

İşte o söyleşi:

-Cezaevinden çıkarken kararlı ve umutlu bir tavrınız vardı...



Son Güncelleme ( Çarşamba, 18 Ocak 2017 )
Devamını oku...
 
Alper Taş ile söyleşi Yazdır E-posta
Yazar politikyol.com   
Pazar, 15 Ocak 2017

 

 

 Alper Taş: Siyasal İslamcılıkla köklü bir hesaplaşma yaşamadan ülkemizin geleceği yok

ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş ile bugünlerde mecliste maddeleri oylanan ‘Başkanlık Anayasası’ hakkında konuştuk. Taş, ülkenin içinde bulunduğu kaos ortamından kurtulması için Türkiye’yi yeniden kurmak, birleştirmek ve toplumu yeniden inşa etmemiz gerektiğini söylüyor.

-Sizce AKP’nin kafasında tasarladığı bir Türkiye projesi var mı; yoksa tüm bu yaşananlar -özellikle 7 Haziran sonrası süreç- kontrolden çıkmış vaziyette mi?

Devamını oku...
 
GÜNAHKÂR SATRANÇ TAŞLARI Yazdır E-posta
Yazar Şahan YILMAZ   
Salı, 10 Ocak 2017
 
cübbeli satranç ile ilgili görsel sonucu
AÇILIŞ...

Cübbeli Ahmet'in satrancın haram olduğunu söylemesi asla geçiştirilemez. Kim olursa olsun, her hangi biri zekâ oyunlarını afaroz etme cürreti gösteriyorsa sakın savunmaya geçmeyin, direk hücum edin. Hiç kimseye açıklama yapmak zorunda hissetmeden "Şah!" çekin. Çünkü odun kafalı Cübbeli'den satranç tahtasında sadece tahta olur. O yüzden üstündeki taşları put sanar. Dolayısıyla Cübbeli'nin kafasının üstünde satranç oynamak helaldir. Tahta sonuçta!


Devamını oku...
 
Atatürkçü terör örgütü var mı? Yazdır E-posta
Yazar Gaffar YAKINCA   
Pazar, 01 Ocak 2017

 

Islamik, Samsul Said Malezya - Fotoğraf

 

 Islamik,
Samsul Said
Malezya – Fotoğraf

Yılbaşı gecesi 39 savunmaz insanı katleden terör örgütünün adı İslam Devleti’dir. Uzun adı “Irak Şam İslam Devleti”, kısa adı “İslam Devleti”.

Ancak hükümet yetkilileri ve devleti temsil eden kişiler özenle bu ismi kullanmaktan kaçınıyorlar. Eskiden bunun yerine ne idiğü belirsiz bir Arapça kısaltma olan DAEŞ diyorlardı şimdi onu bile anmıyorlar “terör nereden gelirse gelsin” türünde havadan sudan bir söylem tutturuyorlar.

Devamını oku...
 
Umudun katillerine karşı halkın Noel Babaları Yazdır E-posta
Yazar Gaffar YAKINCA- abc gazetesi   
Pazar, 01 Ocak 2017

 

noel babanın kafasına tabanca ile ilgili görsel sonucu

 

Bugün yılın son günü. Takvimin 2017 yılını göstermesine sayılı saatler kaldı. Her yılbaşı biraz geçmiş muhasebesi, biraz eğlence ama en çok da umut demektir. Hepimiz daha güzel bir ülke daha güzel bir Dünya umut ediyoruz, yaşanan tüm fenalıklara rağmen bunu umut etmekten vazgeçmiyoruz. Sanırım her yılbaşının en sevindirici yanı da budur. Çünkü umut insanın temel gıdasıdır, ekmek su kadar önemlidir. Tarihe baktığınızda bugün yaşadıklarımızdan çok daha büyük kötülükler görürsünüz, bunlardan sonra bile insanoğlunun yaşamaya ve mücadele etmeye devam etmesi umudun eseridir.

Umudun düşmanları, umudun katilleri her devirde var oldular. Bugün de varlar. Her gün çok farklı biçimlerde karşınıza çıkarlar. Yılbaşı yaklaşırken ise özel olarak tantanalı işler yapmaya kalkışabilirler. Noel Baba bıçaklama, yılbaşı ağacı yakma, Noel Baba sünnet etme gibi akla ziyan şovlar aslında şu basit “umut etme” eylemine karşı girişilen cürümlerdir.

Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 12 / 2203
Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 2740
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 28310029
Syndicate
 
left
Top! Top!
right