left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Pazar, 24 Mayıs 2015
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
HDP’li Genç Beyazlar ve “Apo’yu Anlayamayan Esmerler Cemiyeti” Yazdır E-posta
Yazar Gaffar Yakınca   
Cumartesi, 23 Mayıs 2015



Politika - Maya Hiort Petersen,Norveç - K.kalem, mürekkep

Politika – Maya Hiort Petersen,Norveç – K.kalem, mürekkep

Kırpıntı, Fazıl Ahmet’in(*) II. Meşrutiyet dönemindeki anılarını derlediği ve ilk kez 1924 yılında basılan kitabının adıdır. Benim öğrencilik yıllarımda İstanbul, satmayan kitapları basmaktan çekinmeyen tuhaf yayınevleriyle doluydu. İşte hepi topu 72 sayfalık bu kitapçığın ikinci baskısı da yine böyle bir yayınevi tarafından o zamanlarda yapılmıştı.

Fazıl Bey’in kitabı küçüktür ama içinde pek çok hikmet gizlidir. Her kitaba yaptığım gibi bunu da altını çize çize, orasına burasına işaretler koyup bugün benim bile çözemediğim bazı notlar alarak okumuşum. Meşrutiyet sonrası oluşan özgürlük havasıyla ortalığa saçılan tuhaflıkları anlattığı şöyle bir bölüm var :

Devamını oku...
 
Devrimci Yol’un lideri kim? Yazdır E-posta
Yazar İnönü Alpat- sendika.org   
Cuma, 22 Mayıs 2015

 
devrimci-ol

Başlıktaki soruya hemen yanıt vereyim. Devrimci Yol’un lideri Çetin Uygur’dur. Merkez Komitesi Yeniçeltek Devrimci Yol davasında yargılanan işçi önderlerinden oluşur. Kimdir onlar? Sadık Köse, Özer Tanyeri, Hüseyin Gülçek, Mehmet Akyürek, Muharrem Kurt, Ramazan Anar’dır; vakitsiz kaybettiğimiz arkadaşlarımız.  İşleri çekip çeviren lider kadrolar ise Yeniçeltek grevinin sözcüleri ve gözcüleridir.Başlıktaki sorunun ve ilk paragraftaki ironik satırların müsebbibi, Yeniçeltek Devrimci Yol davası savcısıdır. Her ne kadar sanıkların avukatı Ahmet Atak’la davanın savcısı arasında geçen hukuki bir tartışma olsa da, savcı duruşmada söyledikleriyle, Devrimci Yol tarihine bir başka gözle bakmamız gerektiğini o günlerden hatırlatmıştır. Avukat Ahmet Atak’ın, Ankara’da görülen merkez Devrimci Yol davasını hatırlatması ve mahkemenin yetkisiz olduğuna dikkat çekmesi karşısında söz alan savcı, “Her ne kadar Ankara’da açılan davada Devrimci Yol örgütü Merkez Komitesi’nin Ankara’da olduğu iddia ediliyorsa da, biz Devrimci Yol Merkez Komitesi’nin Yeniçeltek’te olduğunu iddia ediyoruz” demiş ve Devrimci Yol tartışmasını bitirmiştir.

Devamını oku...
 
1468 HARBİYELİ YARGILANIYOR Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ   
Çarşamba, 20 Mayıs 2015

 

 

 

 

Ankara 1.Nolu As. Ceza evi

22.Ağustos 1963
İdealist Kardeşim
Genç ve küçük rütbedeki arkadaşlarımızın memleket davalarına büyük bir aşk ve inançla eğilmeleri aziz milletimizin bekası için bir garantidir.
Atatürk ilkeleri uğruna demir parmaklıklar arkasında, hürriyetlerinizden yoksun, sevdiklerinizden uzak geçen günleriniz yurdumuzun geleceği için en büyük yatırım, sizler için bir iftihar vesilesi olacaktır.
İhanete uğramak, dolayısıyla başarıya ulaşamamaktan, ıstırap ve üzüntüyle geçmesi icap eden günlerim, sizde gördüğüm azim, irade, vatan ve millet sevgisinin verdiği ışıkla nurlanıyor. Geleceğe sonsuz bir güvenle bakıyorum.
Var olun genç idealistler. Sevgilerimle
E. Sv. Bnb. Fethi Gürcan

**(Teğmen Tuncel Orhan’ dan alınmıştır.)

“Türk Halkı’nın kaderi tarih boyunca aldatılmışlığın bir serüvenidir. Tanzimat da hayatı değiştirmedi, Birinci Meşrutiyet onun dışında bir hareketti. İkinci Meşrutiyet çilelerine yeni acılar ekledi. Bütün bunlardan sonra Kurtuluş Savaşı, Türk milletinin bağımsızlık azminin şuurlu şahlanışı ve Atatürk devri, halkın kendi kişiliğini idrake hazırlayış yılları idi. Bunu halkın yeniden aldatılışı olan çok partili devir takip etti.”
Fethi Gürcan

Son Güncelleme ( Çarşamba, 20 Mayıs 2015 )
Devamını oku...
 
Ne Bahadır’ı Ne Umudumuzu Yok Edebilirler ! Yazdır E-posta
Yazar Gaffur Yakınca   
Cumartesi, 16 Mayıs 2015

 

bahadir

Adın, göğüslerimizin üstünde gururla taşıyacağımız bir namus nişanıdır.

 

Kardeşimiz Bahadır Grammeşin’in Aziz Anısına….

Uzun yıllar evvel, Ağar-Çiller ekibinin devrimcilere kan kusturduğu zamanlarda, Harbiye’de polisin yasakladığı bir konsere girmeye çalışırken itilip kakılmışız, polis dayağı yemişiz, gerisin geri yürüyoruz. Canım yanmıyor da, güçsüzlüğümüzden, uğradığımız haksızlıktan çok acı duyuyorum, öfkeyle ağlama arasında bir yerdeyim. Yanımdaki arkadaşıma şöyle diyorum : bak göreceksin bir gün şu Taksim Meydanı’na Terzi Fikri’nin heykelini dikeceğiz. Arkadaşım hiç tereddüt etmiyor, o kadar emin ki geleceğin nasıl olacağından “tabii ki dikeceğiz” diyor.

Devamını oku...
 
12 EYLÜL’Ü KİMİN ÇOCUKLARI YAPTI? Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Cumartesi, 16 Mayıs 2015

 
Başlıktaki soru aslında bir haber başlığı. Aynı zamanda, 12 Eylül darbe davasında sanık Kenan Evren’e tarafımdan sorulan sorulardan biri.
Malum, Türkiye’de darbeler TRT’nin tek kanal olduğu devirde sabah 04.00 veya 05.00’te Harbiye marşıyla ilan edilir, ilk darbe bildirisi okunurdu. 27 Mayıs 1960, 12 Eylül 1980 darbeleri böyle duyurulmuştu. 12 Mart 1971 darbesi ise TRT’nin 13.00 haber bülteninde ilan edilmişti.
Devamını oku...
 
SARP KURAY: OYLAR CHP'YE Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ   
Çarşamba, 13 Mayıs 2015

SARP KURAY: Ömer'e de söyledim. Dışarda olsaydım bende oyumu CHP'ye verirdim. Onceliğimiz demokrasiyi geliştirmek ve sağlamak. 7 Haziran'da oylar CHP' ye verilmeli, CHP desteklenmeli.
( Sincan Cezaevi F-2 görüşme notları. Celal ÖZCAN)

 

 

 
Sarp KURAY Adalı. Mahir ÇAYAN'la birlikte Mertlik Ormanında Yazdır E-posta
Yazar Sarp KURAY   
Pazar, 10 Mayıs 2015

 

cumhuriyet büyük firar ile ilgili görsel sonucu

 

Can DÜNDAR yazısında MAHİR'in kaçışını  işine geldiği gibi anlatılanları küçülterek büyüterek sunuyor.

Sarp Kuray'ın  rolunu küçülterek veriyor. Doktorcu teğmenin rolünü küçük pontularla veriiyor.

Uyduruk anlatımlara manşet çekiyor. İlhan Selçuk tuzak demiş onun için Sarp KURAY kaçmamış. Mahirler herhalde öldürülsün diye Sarp KURAY kaçmalarını sağlamış. Rezillik dizboyu. Kahpelik, riyakarlık devam ediyor. Sarp Kuray Adalı.. Mertlik Ormanında. Mahir ÇAYAN'la birlikte...

Manşet oynamalarıyla sunulan algılama oyunları...

Birde SARP KURAY anlatsın.

 Selimiye’nin alt koridorlarında , tuvaletin yanında “ pis kokulu ve rutubetli “ hücresinde yatarken yazdığı “ HÜCREDEKİ ADAMIN RÜYASI” adlı şiirinde

“ satılmışlığın , kahpeliğin, riyakarlığın, adiliğin

ve her çeşit

Son Güncelleme ( Pazar, 10 Mayıs 2015 )
Devamını oku...
 
VE FAŞİST REJİM YIKILDI Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ   
Cumartesi, 09 Mayıs 2015
25 Nisan 1974’te Silahlı Kuvvetler Harekatı uzun direniş yıllarını taçlandırdı ve faşist rejimi devirerek Portekiz halkının en derin hislerine tercüman oldu. Portekiz’i diktatörlük, baskı ve sömürgecilikten kurtarma devrimci bir değişimdi ve Portekiz toplumu için tarihi bir dönüm noktasıydı.VE
Devrim Portekiz halkına temel hak ve hürriyetlerini geri verdi. Halkın meşru temsilcileri bu hakları ve hürriyetleri kullanarak bir araya geldi ve ülkenin özlemlerine uyan bir Anayasa hazırladı. Kurucu Meclis, Portekiz halkının iradesine saygı duyarak ve daha özgür, daha adil ve daha kardeşçe bir ülkeyi inşa etme amacıyla, Portekiz halkının ulusal bağımsızlığı savunma, temel yurttaş haklarını güvence altına alma, demokrasinin temel ilkelerini yerleştirme, hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir Devletin önceliğini hüküm altına alma ve sosyalist bir topluma doğru bir yol açma kararını onaylar. Kurucu Meclis, 2 Nisan 1976 tarihindeki genel kurul toplantısında, aşağıdaki Portekiz Cumhuriyeti Anayasası’nı kabul eder ve karara bağlar:
Devamını oku...
 
Aleviler : Cenazeleri Bile Çalınan Bir Halk Yazdır E-posta
Yazar Gaffur Yakınca   
Cumartesi, 09 Mayıs 2015
Beomgok-ri Üzerinde Mezarlar - Matt Borengasser (ABD) - Yağlıboya

Beomgok-ri Üzerinde Mezarlar – Matt Borengasser (ABD) – Yağlıboya

Çocukluğumdan anımsıyorum, köyde biri öldüğünde insanlar mezarına renkli çaputlar koyar, yiyecek kuru yemiş falan döker, uzun ağıtlar söylerlerdi. Büyükbabam öldüğünde böyganamın mezarın başında gırtlağından yanık sesler çıkararak saatlerce ağıtlar yakmasını unutmuyorum. Ben de ağlamıştım, hatta iyi anımısıyorum, Gümüş bile boğuk, hıçkırır gibi iniltilerle bize katılmıştı.

Sonra ortaokuldaki din dersi öğretmeninin “cenazelerde ağlanması, ağıt yakılması İslama göre yanlıştır, ölenin ardından sadece kuran okunmalıdır” dediğini anımsıyorum. Bu sözleri daha sonra pek çok insandan duydum, özellikle de katıldığım cenaze törenlerinde. Devlet eliyle desteklenen yeni tören ritüelleri o kadar yaygınlaştı ki artık neredeyse her cenaze töreninde sevdiklerinin ardından sessiz kalmaya çalışan ve bir yandan da bilmedikleri bir dilde dualar okuyan imamı dinleyen insanlar görüyorum.

Bir Alevi Şehit Cenazesi


Devamını oku...
 
1 Mayıs’ta Ne yapak ? – Kafası Karışıklar İçin Son Dakika Rehberi Yazdır E-posta
Yazar Gaffur Yakınca   
Perşembe, 30 Nisan 2015
Geldi yine 1 Mayıslar :)

Geldi yine 1 Mayıslar :)

İlk kez bir 1 Mayıs yürüyüşüne şahit olduğumda gösterici değil izleyiciydim. O zamanlar henüz ileri demokrasi yılları olmadığı için göstericilerle “halk” telli polis barikatlarıyla ayrılmıyordu. Biraz tedirgin bir merakla kaldırımdan göstericilerin geçişini izliyordum. İşçi kortejlerinden ziyade isimleri akla zarar kısaltmalarla yazılan sol örgütlerin kırmızı bayraklı kortejleri çekmişti dikkatimi. Bazıları uygun adım yürüyen, yumruklar havada monoton bir sesle sloganlar haykıran insanlar bende şiddetli bir antipati uyandırmıştı.

Devamını oku...
 
HUKUK VE SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ’NDEKİ PİÇLER Yazdır E-posta
Yazar ÖNER GÜRCAN   
Çarşamba, 29 Nisan 2015

İşte tam bu sıralarda, DP hükümeti Meclis Tahkikat Encümeni adıyla bir komisyon kurmuş ve yasama yetkisini de eline almıştı

Artık DP'nin kendi sonunu da getirecek, yasaklar, baskılar ve tutuklamalar dönemi başlıyordu. Bu yasaklardan biri de 27 Nisan 1960'da çıkan, Millet Meclisi’ndeki konuşmaların yayınlanması yasağıydı. Fakat bu yasak CHP gençlik kolları tarafından delinerek ve İnönü'nün Meclisteki konuşmalarının altı çizilerek bildiri haline getirilmiş ve üniversite gençliğine ulaştırılmıştı.

İsmet İnönü bir yandan, Kore'deki gençlik olaylarına atıfta bulunup: "Türk gençliği, Kore gençliğinden aşağı değildir." diyerek CHP Gençlik Kolları yönetici ve üyelerini üniversitelerde yönlendirici olarak kullanıp 28-29 Nisan 1960 gençlik olaylarına yeşil ışık yakmanın ötesinde ilk ivmeyi veriyor, bir yandan da sokağa dökülen sivil ve asker gençliği koz olarak kullanıp "Sizi ben bile kurtaramam" diye Bayar-Menderes ikilisine aba altından sopa göstererek tehditler savuruyordu. Şu Menderes bir istifa etse ne güzel olurdu! Devlet tecrübesiyle biliyordu ki, ne kadar kendi kontrolünde olursa olsun, bir kere ayaklanan "İlmiye (Üniversite)" ve "Seyfiye (Ordu)"yi tekrar hizaya sokup maaşa talimli kapıkulları haline döndürmek oldukça zor ve zaman alıcı olacaktı.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 29 Nisan 2015 )
Devamını oku...
 
Ermenilere kim kıydı? Yazdır E-posta
Yazar Alper Erdik sendika.org   
Perşembe, 16 Nisan 2015

 

 

 

 

… Bakkal Karabet’in ışıkları yanmış/ Affetmedi bu Ermeni vatandaş/ Kürt dağlarında babasının kesilmesini/ Fakat seviyor seni; çünkü sen de affetmedin/ Bu karayı sürenleri Türk halkının alnına …Nazım Hikmet

Osmanlı Ermenilerinin yaşadığı trajik olayları soykırım olarak niteleyenlerin, “soykırım”ın başlangıcı olarak kabul ettikleri ve her yıl, olaylarda yaşamını yitirenleri andıkları gündür 24 Nisan. Bunu sebebi, 24 Nisan 1915’in, doğuda yaşanan birtakım olayları planladığı ve yönlendirdiği düşünülen kişilerin tutuklandığı ve Ermeni örgütlerinin kapatıldığı tarih olmasıdır. Bu gün, aynı zamanda, özellikle son yıllarda “soykırım”ı tanıyan ülkelerin, parlamentolarında bu kararı aldıkları gündür. Son üç yılın 24 Nisan’ı ise, “herkesçe” farklı bir önem taşımaktadır. Zira bu kez, bu tarihte, “soykırım”ı tanıyıp tanımayacağı merakla beklenen ülke Barack Obama’nın başkanı olduğu Amerika Birleşik Devletleri’dir!

Son Güncelleme ( Perşembe, 16 Nisan 2015 )
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 12 / 2020
Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 2553
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 20231976
Syndicate
 
left
Top! Top!
right