left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Wednesday, 30 July 2014
 
 
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
CEMAAT POLİSLERİNE YAPILAN OPERASYONU ANLAMAK Yazdır E-posta
Yazar Av. Saygın Bedri Gider   
Friday, 25 July 2014

CEMAAT POLİSLERİNE YAPILAN OPERASYONU ANLAMAK

 

 

 


 


 

 

 

Dz.Yarbay Ali Tatar






 

 

Amirallere suikast iddiasıyla göz altına alınmak istediği esnada bu durumu kabullenemeyip şüpheli bir intiharla ölen Deniz Yarbay Ali Tatar'ın abisi Ahmet Tatar göz altına alınan polis şeflerine hitaben "Çok can aldınız, çok can yaktınız. Haksızlıklarla masum insanların hayatlarını mahvettiniz! Fakat ne olursa olsun sizin için de adil yargı istiyoruz." demiş.

Devamını oku...
 
BİRİ HIRSIZ DİĞERİ HUKUKSUZ! Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Friday, 25 July 2014
 
Kabul etmeli ki, kavga etmekte Tayyip Erdoğan’ın üstüne yok. Son derece usta bir kavgacı!
Kavgada ustalık ve başarı haklı, güçlü ve mert olmayı gerektirir ama Erdoğan’ın ustalığı haklılıktan, mertlikten veya kendi özgücünden ileri gelmiyor. Erdoğan hasbelkader eline geçirdiği devlet gücünü acımasızca ve hiçbir ahlaki kaygı gözetmeden kullanıyor, bütün başarısı bundan ibaret.
Aslında devlet gücünü acımasızca kullanma başarısı da tek başına kendisine ait değil. Elindeki devlet gücünü düne kadar ortağıyla birlikte, yani Fethullah Gülen ile birlikte kullanıyordu. Sırt sırta veren ortaklar, başta Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere, rakiplerini birlikte sindirdiler. Bunu yaparken de hukuku çok kaba şekilde göz ardı ettiler; ülkenin kanlı darbeci geçmişle hesaplaşma ve arınma fırsatı olması gereken Ergenekon, Balyoz gibi davaları hukuk dışı yargılamalarla harcadılar. Hakkaniyetle söylemeli ki, bu kavgada en büyük başarı aslında Fethullah Gülen’e aittir.
Malum, siyaset bilimi iktidarın paylaşılmayacağını söyler. İslamcı siyasette iktidar hiç paylaşılmaz. Bilinen deyişle, bir posta yedi derviş sığar da iki şeyh sığmaz!
Devamını oku...
 
SOL KAMUOYUNA 16 HAZİRAN İTİRAFLARI - Celal ÖZCAN Yazdır E-posta
Yazar Celal ÖZCAN   
Sunday, 20 July 2014

SOL KAMUOYUNA 16 HAZİRAN İTİRAFLARI - Celal ÖZCAN

SOL KAMUOYUNA 16 HAZİRAN İTİRAFLARI - Celal ÖZCAN

Sarp Kuray'la yaptıkları telefon görüşmelerini, Sarp Kuray’dan habersizce kayda alırlar. Sonra da bantlar polisin eline geçer ve 480 küsur sayfa olarak tape edilir.

https://pbs.twimg.com/profile_images/1620601347/avd.jpg

 

Sarp Kuray'a saldırı kervanına, iddianamede 16 Haziran Hareketi’nin askeri sorumlusu olarak gösterilen Mehmet Bülent Özbek de katıldı.


Devamını oku...
 
SERDAR KAYA ZAVALLISININ ÇIRPINMASI VE GERÇEKLER Yazdır E-posta
Yazar Celal ÖZCAN   
Friday, 11 July 2014

 

Merdi Kıpti (Serdar Kaya) Şecaat Arz Ederken Sirkatin Söylüyor. (Çingene erkeği yiğitliğini anlatırken hırsızlığını söyler)

sosyalistforum. net sitesinde,07 Temmuz 2014 tarihinde Serdar Kaya nın bir yazısı yayınlandı. Bu yazıda Serdar Kaya (ki kendisi Devrimci Karargah adlı örgütün lideri olarak son zamanlarda epey ünlenmiş durumda) eski lideri Sarp Kuray'a saymış dökmüş.

Ne hainliği kalmış Sarp Kuray'ın ne de itirafçılığı. Hatta ve hatta Sarp Kuray'ın “devletin siyasi bir proje elemanı” olduğuna karar vermiş.

Peki bu yazıyı neden yazma ihtiyacı duymuş Serdar Kaya?

Son günlerde, müebbet hapse mahkum olarak Sincan F2 cezaevinde yatmakta olan Sarp Kuray için “Sarp Kuray'a Özgürlük” kampanyası başlatılmış da ondan. Rahatsız olmuş
Devamını oku...
 
DIŞ İSTİHBARAT PİYONLARI Yazdır E-posta
Yazar Ömer GÜRCAN   
Thursday, 10 July 2014

Sarp Kuray "Avrupada kalıp yurt içinde silahlı mücadele sürdürürsen dış istihbarat örgütlerinin taşorunu olursun "dedi.,

Sarp Kuray "Avrupada kalıp yurt içinde silahlı mücadele sürdürürsen dış istihbarat örgütlerinin taşorunu olursun "dedi.,

Sarp Kuray "Avrupada kalıp yurt içinde silahlı mücadele sürdürürsen dış istihbarat örgütlerinin taşorunu olursun "dedi.,
Yurda döndü.. Şu anda cezaevinde..
Taşorunluğu seçip Avrupa'da yaşıyan tipler bugünlerde Sarp Kuray'a çok kızgınlar ve saldırıyorlar.
Sarp Kuray gündemde. Ve ayakta. Söylediklerine kulak kabartılmaya başlanıldı.
Sahibine göre kuyruk sallayan yaratıklar telaşta. HDP içindeki saçları boyalı yavşakta telaşlı.
Sarp Kuray dikildikçe, onların cüceliği, piyonlukları sırıtıyor.
Dış istihbarat örgütlerinin " devrimci" maskeli piyonlarını belgelerle sergiliyeceğiz..
İsrail İstihbarat piyonlarını
Kandil de biliyor bu piyonları. Onları içlerinde "Elçilikler" olarak görüyor...Al Takke Ver Külah hesabı...
Ömer GÜRCAN

İŞTE O CEPHEDEN SARP KURAY'A SALDIRI YAZISI:


Devamını oku...
 
AKP İLE IŞİD ARASINDA MUHABBETTEN HUSUMETE Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Wednesday, 09 July 2014
 
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı örgütün Musul’u ele geçirmesiyle Irak’taki kaos daha da derinleşti. IŞİD’in ilerleyişi, Irak ve Suriye’yi olduğu gibi Türkiye’yi de doğrudan etkiliyor.
IŞİD Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün’ü kapsayan bölgede İslam devleti kurmayı hedefliyor. Yeni bir örgüt değil, kuruluşu ABD’nin Irak’ı işgal ettiği 2003 yılına kadar uzanıyor. Arkasında bir devletin görünür resmi desteği yok. Zaten devletler bu tür örgütlere örtülü destek verirler. Bu bağlamda Suriye’de Esad rejimine karşı koalisyon oluşturan devletlerin, yani ABD, İngiltere, Suudi Arabistan, Katar, Ürdün ve Türkiye’nin (muhtemelen İsrail ve Barzani liderliğindeki Kürt devletinin) Esad karşıtlarına sağladıkları para ve silah yardımının bir şekilde IŞİD’in de eline geçtiğini söylemek yanlış olmaz. Zaten IŞİD asıl gelişmesini Suriye’deki iç savaşta sağladı.
Ne ki, Suriye’de Rojava Kürtleri karşısında fazla başarılı olamayan IŞİD Irak’ın Sünni nüfus yoğunluklu bölgesinde Şii Maliki yönetimine tepkiyi dış destekle birleştirerek sonuç aldı; Portekiz genişliğindeki bölgede Musul başkent olmak üzere İslam Devleti kurduğunu ilan etti.  Böylece Irak’ın en az 3’e bölünmesi senaryosu ciddiyet kazandı
***
Devamını oku...
 
POLİTİK MÜCADELE VE KÖR BAKIŞ Yazdır E-posta
Yazar Tğrgut KOÇAK   
Wednesday, 09 July 2014

 

 

 

-V-

Recep Tayyip Erdoğan, partisinin meclis grubunda konuşuyor. Konu yine aynı. Neymiş efendim; zatı muhterem havaalanı yapımına da karışacakmış; yola, köprüye de. Ya da ne bileyim herhangi bir memurun atanmasına ve sürülmesine de. Peki, sizce böyle bir isteğin altında yatan gerçek ne olabilir? Sizi bilmiyorum ama bizim için böyle bir istek salt hırslarla açıklanacak bir şey değildir. Onu böyle bir isteğe yönelten gerçekler var. Bu gerçekleri kısaca anlatırsak:

Birincisi; Recep Tayyip Erdoğan'ın rejimle sorunun olmasıdır diyebiliriz. Rejim derken kapitalist sistemle sorunu vardır demiyoruz. Erdoğan, kapitalist sistemi öylesine benimsemiştir ki, onun nimetlerinden yararlandıkça da kendisi açısından yararlandıkları şeyler az gelmekte, sürekli olarak sınır tanımaz bir noktaya doğru yol almaktadır. Onun istediği kapitalist sistem olağan burjuva demokrasisinin işlediği bir sistem değildir. O daha çok sömürmek ve kendisine karşı çıkan geniş halk yığınlarını susturmak için faşist bir rejimi benimsemiş bulunmaktadır. Hoş, zaten onun istediği dinsel bir devlet anlayışı zaten olağan bir burjuva sisteminde yaşama geçirilemez. Bu yüzden de bu yönde sürekli olarak Başbakan olduktan sonra yetki gaspı yapmış, başkalarının yapması gereken görevleri de kendisi yerine getirir olmuştur. Hatta hakkında yolsuzluk nedeniyle soruşturma açılan Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar bu konuda itirafta bile bulunarak, "ben niye istifa ediyorum, ne yapmışsam Başbakan'ın bilgisi ve isteği doğrultusunda yaptım o da istifa etsin" demiştir. Süreç içerisinde yargıya karışmalardan, bürokratların görevlerini yapmasına kadar her şeye, evet her şeye karışır ve üstüne vazife olmayan görevlerini yerine getirir olmuştur.

Devamını oku...
 
AYDINLANMA DEVRİMİNİN NERESİNDEYİZ? Yazdır E-posta
Yazar Zeki Sarıhan   
Wednesday, 09 July 2014

 

 

Türkiye halkı, Yunus Emre, Nasrettin Hoca, Bektaşi nükteleri ve Şeyh Bedrettin’den beri gelişen ilerici halk kültürünün mirasını da mücadelesine katarak, zekâ ve çalışkanlığı ile hem gerilikten kurtulacak, hem de bir kişinin, zümrenin veya sınıfın kendi üstünde vesayet kurmasını reddederek aydınlanma yolunda ilerleyecektir.

Aydınlarımız “Aydınlanma” kavramını pek seviyorlar. Aydınlanma sevilmeyecek bir kavram da değil. Ama günümüzde onun doğru tanımlandığını söylemek zordur. Aydınlanma laiklikten ibaret değildir, Cumhuriyet de bir aydınlanma devrimi görevini yapmada eksik kalmıştır. Fakat her şeye rağmen aydınlanma ilerlemekte ve genişlemekte, toplumun içine gitgide daha çok nüfuz etmektedir.

Devamını oku...
 
İHTİLALCI BİNBAŞI FETHİ GÜRCAN'IN İDAMI Yazdır E-posta
Yazar YASEMİN ÖZDEMİR-OSMAN DENİZ   
Thursday, 26 June 2014

TEMPO DERGİSİ - 29 HAZİRAN 2000

Şimdiye kadar neden konuşmadınız?

“Ben bu ‘dal gibi Kurmay’ı’ 74 yaşındayken tanıdım. Birbirimizi ilk görüşte sevdik. O benim "Osman Amcam" oldu. Dürüst, mert, tavizsiz kişiliği beni etkiledi. Anılarını dinlemeye başladım. Konuşmaya başlayınca kükrüyordu. Bana şimdiye kadar hiç kimseye anlatmadığı, gün ışığına hiç çıkmamış olayları anlattı. Bir tek şey dışında; çok sevdiği iki ideal arkadaşının idama götürüldüğü geceyi.

Yasemin Özdemir  soruyor, Osman Deniz anlatıyor

Yasemin Özdemir : Şimdiye kadar neden konuşmadınız

 

Osman Deniz : Çok nedeni var ama en önemlisi şu; Fethi Gürcan ihtilalci kadro içinde en çok sevdiğim kişiydi. Birbirimizi çok severdik. Vedalaştığımız gecenin üzerinden 36 yıl geçti. O gece benim hayatımda en çok etkilendiğim gecedir. Yaşadıklarımı içime gömdüm, çünkü şimdiye kadar açıklayacak cesareti kendimde bulamadım. Hayatımın son yıllarına geldim. İçimdeki duyguları, yaşadıklarımı açıklamak, tarihe bir belge bırakmak istedim. 

Y.Ö: Fethi Gürcan adını her anışınızda heyecanlanıyorsunuz. Nasıl biriydi Fethi Gürcan?

Devamını oku...
 
KENAN EVREN'İN ŞAHSINDA Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Friday, 20 June 2014
 
DARBECİLER HALKA HESAP VERECEK!
BU DAHA BAŞLANGIÇ MÜCADLEYE DEVAM!
 
19 Haziran 2014
12 Eylül darbe davasında ilk karar çıktı.
Sanıklar, yani Milli Güvenlik Konseyi adlı cuntanın hayatta kalan şefleri müebbet hapis cezasına çarptırıldılar. Ayrıca Askeri Ceza Yasası uyarınca askeri rütbe ve nişanları iptal edildi.
Bilinen ifadeyle, er statüsüne düşürüldüler.
Er statüsüne düşürülmek küçültücü bir şey değil. Ama sermaye paşalarının camiasında müebbet hapis kadar ağır bir ceza kabul ediliyor.
Şimdi karar, gerekçesi yazıldıktan sonra Yargıtay’a gidecek. Yargıtay muhtemelen bir usul eksikliği bulacak. Dosya yerel mahkemede tekrar ele alınacak. Bu arada sanıklar belki de geberecekler.
***
Devamını oku...
 
Babalarımızın mesajını almış bulunuyoruz. Yattıkları yerde rahat uyabilirler Yazdır E-posta
Yazar Zeki Sarıhan   
Monday, 16 June 2014

 

 

 

Babalar Günü Vesilesiyle
BİR KELOĞLAN MASALI

 

Daha önce hiç alışık olmadığımız Babalar Günü, bu yıl sanal ortamda dolu dolu geçti. Bilgisayara babaların fotoğrafı yüklendi, onlara duyulan sevgi ve minnet duyguları dile getirildi.

Ben babamı 61 yıl önce 9 yaşımdayken kaybettim. Yıllardır merak ederim: 1904’te doğup 1953’te 49 yaşında ölen babam, acaba hiç “Sınıf mücadelesi” diye bir kavram duymuş muydu? Ezilenlerin örgütlenerek iktidara gelmeleri gerektiğini ona söyleyen olmuş muydu?

O yalnızca bir çiftçi değil, zaman zaman gurbete de işçi olarak giden biriydi. Maden Amelesi yazımda anlattığım gibi Zonguldak kömür ocaklarında taş işçisi olarak duvar da örmüştü. Köyde değilse de belki oralarda böyle şeyler duymuş olabilir miydi?

Devamını oku...
 
SARP KURAY!!! Yazdır E-posta
Yazar SUVARİ   
Tuesday, 10 June 2014
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 12 / 1963
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
Makaleler: 2491
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 15165175
Syndicate
 
left
Top! Top!
right