left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Pazar, 28 Ağustos 2016
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
"Eski Türkiye" düşmanlığı Yazdır E-posta
Yazar Korkut Boratav   
Pazar, 28 Ağustos 2016

 

liberal ihanet ile ilgili görsel sonucu

 

Liberallerimizin bazılarında bir şartlı refleks oluştu: Türkiye’nin faşizme  sürüklenmesinin İslamcı özellikleri ortaya çıkar çıkmaz “laikçilerin ve eski Türkiye’nin suçları” söylemini yeniden başlatıyorlar.

            Nedenini tahmin ediyoruz. Siyasî İslam’la uzun süren işbirlikleri olmuştur. Bu yakınlık Kemalistlere (“Cumhuriyetçilere” diyelim) karşı ortak husumete dayanmaktaydı. Bu düşmanlığın demokrasiyle bağdaşacağına; cemaatçilerin ve AKP’lilerin samimi demokratlar  olduğuna öylesine inanmışlardır ki,   bu konudaki her hayal kırıklığı İslamcıların eleştirisini değil, Cumhuriyetçilere saldırıyı tetikliyor. Belki, “bastırılmış suçluluk duygusu” diyebiliriz.

         

Devamını oku...
 
"Eski Türkiye" düşmanlığı Yazdır E-posta
Yazar Korkut Boratav   
Pazar, 28 Ağustos 2016

 

liberal ihanet ile ilgili görsel sonucu

 

Liberallerimizin bazılarında bir şartlı refleks oluştu: Türkiye’nin faşizme  sürüklenmesinin İslamcı özellikleri ortaya çıkar çıkmaz “laikçilerin ve eski Türkiye’nin suçları” söylemini yeniden başlatıyorlar.

            Nedenini tahmin ediyoruz. Siyasî İslam’la uzun süren işbirlikleri olmuştur. Bu yakınlık Kemalistlere (“Cumhuriyetçilere” diyelim) karşı ortak husumete dayanmaktaydı. Bu düşmanlığın demokrasiyle bağdaşacağına; cemaatçilerin ve AKP’lilerin samimi demokratlar  olduğuna öylesine inanmışlardır ki,   bu konudaki her hayal kırıklığı İslamcıların eleştirisini değil, Cumhuriyetçilere saldırıyı tetikliyor. Belki, “bastırılmış suçluluk duygusu” diyebiliriz.

         

Devamını oku...
 
"Eski Türkiye" düşmanlığı Yazdır E-posta
Yazar Korkut Boratav   
Pazar, 28 Ağustos 2016

 

liberal ihanet ile ilgili görsel sonucu

 

Liberallerimizin bazılarında bir şartlı refleks oluştu: Türkiye’nin faşizme  sürüklenmesinin İslamcı özellikleri ortaya çıkar çıkmaz “laikçilerin ve eski Türkiye’nin suçları” söylemini yeniden başlatıyorlar.

            Nedenini tahmin ediyoruz. Siyasî İslam’la uzun süren işbirlikleri olmuştur. Bu yakınlık Kemalistlere (“Cumhuriyetçilere” diyelim) karşı ortak husumete dayanmaktaydı. Bu düşmanlığın demokrasiyle bağdaşacağına; cemaatçilerin ve AKP’lilerin samimi demokratlar  olduğuna öylesine inanmışlardır ki,   bu konudaki her hayal kırıklığı İslamcıların eleştirisini değil, Cumhuriyetçilere saldırıyı tetikliyor. Belki, “bastırılmış suçluluk duygusu” diyebiliriz.

         

Devamını oku...
 
PKK’nın cevap vermesi gereken sorular Yazdır E-posta
Yazar Levent GÜLTEKİN   
Perşembe, 25 Ağustos 2016

 

pkk yönetimi ile ilgili görsel sonucu

 

Son zamanlarda nereye gitsem, kiminle konuşsam, herkesin kafasında aynı soru  var: PKK niçin böyle yaptı? Ne yapmaya çalışıyor?

Evet, PKK, sahi, ne yapmaya çalışıyorsun?

7 Haziran’da seçim oldu. HDP 80 milletvekiliyle meclise girdi. 9 Haziran’da ‘ateşkesin bittiğini’ açıkladınız.

Suruç’daki vahşetin ardından iki polis memuru evlerinde enselerinden vurularak öldürüldü. Önce açıklama yapıp “Suruç’un intikamını almak için biz yaptık” dediniz. Sonra bu açıklamadan çark edip PKK’nın değil, kontrol edilemeyen gençlerin yaptığını söylediniz. Ardından da çatışmalı sürece girdik.

İktidarın planına niçin ortak oldunuz?

Devamını oku...
 
Biz buna layık mıyız? Yazdır E-posta
Yazar Yavuz ALOGAN-Aydınlık   
Pazar, 21 Ağustos 2016
 
Tarihi günler yaşanırken teorik ahkâm kesmek yakışık almaz. Aslında mümkün de değildir. Zira “tarihi günler” dediğimiz zaman, tanımı gereği, bütün ezberlerin bozulduğu, bazı gerçeklerin ancak akış halinde ve kısa süreliğine belirdiği, anlık çekilen fotoğrafın ayrıntılarından sonuç çıkarmaya pek elverişli olmayan, arkası belirsiz bir dönemi kastetmiş oluyoruz.
Bu yüzden imgelere ve simgelere sığınmak gerekir. Simge işi kolay; Haziran Ayaklanması sırasında milyonlarca yurttaşın elindeki genç Mustafa Kemal resimli bayrak hazır. Fakat iş imgelere gelince çeşitlilik oluyor.
Mesela hükümet öldüğünü fark etmeden çılgınca koşmaya devam eden tuhaf bir yaratığı andırıyor. Sadece tek yüzü (siyasi İslam) olan bir “mobius şeridi” üzerinde FETÖ’cü kovalayan hükümet sürekli kendisiyle karşılaşıp kaçmaya çalışarak dönüp duruyor. Kuyruğundan başlayarak kendisini yutmaya başlayan bir boğa yılanını; uçurumdan aşağı düşerken tutunabileceği tek dalı (TSK) meleklere güvenerek kesmeye çalışan birini andırıyor.


Devamını oku...
 
ZÜBÜĞÜ BİLİYOR MUSUNUZ ZÜBÜĞÜ? Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Cuma, 19 Ağustos 2016

 

 

Aziz Nesin büyük adamdı vesselam. Bir insanın ülkesini sinir uçlarına kadar bilmesi kolay değildir. Bu ancak ömrünü ülkesine adayanların başaracağı bir iştir. Aziz Nesin'de öyleydi. Son anına kadar Zübüklerin saldırısından başını alamadı. Bu yüzden de istedi ki Zübüklerin bu kadar çok olduğu ülkede zübük saldırısının öldükten sonra da devam edeceğini bildiği için mezarının nerede olduğu daha yaşarken belirsiz olsun istedi.

Devamını oku...
 
Gülen ‘Deccal’se Mehdi kim? Yazdır E-posta
Yazar Tayfun Atay - Cumhuiyet   
Pazartesi, 15 Ağustos 2016

 

 

Darbe girişiminin başarısız olduğunu vurgulamak, sonrasında sürdürülen bazı tartışmalara bakacak olursanız zor. Özellikle ana akım görsel medyadaki programlar izlendiğinde “15 Temmuz”un aklımıza darbe yapmayı başardığını düşünmek için fazlasıyla veri var!..

Olup biteni sosyal-beşeri bilimlerin analiz çerçevesinde ele almanın, bir zamanlar bu bakımdan hassasiyeti hasbelkader sürdürmeye çalışan mecralarda dahi kalmadığını görüyoruz.

Devamını oku...
 
DEMEK CİHAT YAPIYORLAR? Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Pazar, 14 Ağustos 2016

 10 Ağustos günü Recep Tayyip Erdoğan için ölüp bayılanlar Sarayın önünde toplanmışlar. Kalabalık kendinden geçmiş, Erdoğan hakkında tezahürat yapıyor. Her fırsatta "başkomutan" olarak niteleyip alkış tutuyorlar. Erdoğan'sa açıldıkça açılıyor ve oradakilere cihat yaptıklarını söylüyor. Topluluğun ayranı biraz daha kabarıyor tabiki de. Öyle ya, oradakiler cihad yapmışlar ve darbe girişiminde bulunan Fethullahçı çeteyi yendikten sonra asıl darbeyi kendileri gerçekleştirmişlerdir. Her ne kadar güçlü olmadıklarını biliyorlarsa da yine de iktidarlarını sağlamlaştırdıklarının bilincindeler. Bugüne kadar "Dünya lideri" dedikleri Recep Tayyip Erdoğan Başkomutan olarak darbecilere karşı girişilen savaştan galip çıkmış biridir, oradaki topluluğun her biri de bu zaferin kazanılmasında birer cihadçı görevini yapmışlardır.

Devamını oku...
 
DÖNÜP DÖNÜP OKUMAK Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Cuma, 12 Ağustos 2016

 

 

Politik planda tıkanıldığında birileri mutlaka bir şeyler yapmak gerektiğine inanır ve BİR ŞEYLER YAPMALI marşının eşliğinde bir şeylere de soyunulur. Ancak her ne hikmetse her defasında da aynı şeylerin dışına bir türlü çıkılamaz. Yenilgiden bir türlü kurtulmanın olanağı yoktur. Yoktur, çünkü aynı sonuçları veren denemeleri yinelediğinizde yine aynı sonuçlara varırsınız.

Öğrendik ki, Kürt Hareketi ve bazı solcu yapılar EMEK VE DEMOKRASİ İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ'ni oluşturacaklarmış.

KÜRT HAREKETİNİN DÜŞÜNSEL- YAPISAL ÖNDERLİĞİNDE
DİSK- KESK -TMMOB-TTB ÖNDERLİĞİ GÖRÜNÜMÜNDE olacakmış bu yeni girişim.

Devamını oku...
 
FET֒yü kazıdıkça AKP çıkıyor Yazdır E-posta
Yazar Tayfun Atay - Cumhuiyet   
Çarşamba, 10 Ağustos 2016

 

 

Nâzım’ın unutulmaz tiyatro oyunu “İvan İvanoviç Var mıydı Yok muydu”, Sovyet sosyalizminin bürokratikleşerek halktan kopuşunun eleştirisi olmanın ötesinde bize insanda iyi ile kötünün diyalektik bir aradalığı üzerine de çok şey söyler. Eserde iyi kalpli bir yönetici olan Sergey Konstantinovic Petrov’un (aslında kendinde saklı kötücül yanı temsil eden) İvan İvanoviç adlı bir karakter tarafından baştan çıkarılarak berbat birine dönüşümü anlatılır.

Oyunun final sahnesi, en çok da o unutulmazdır. Petrov, dönüştüğü halden pişman, bunun sorumlusu saydığı İvan İvanoviç’in derhal yanına gelmesini öfkeyle ister. Ama gelen giden yoktur ve hiç kimse böyle birini tanımamaktadır. Petrov, şaşkınlık içindedir.

Nihayet oyunun bir diğer (iyicil) karakteri “Kasketli”, İvan İvanoviç’i bulur ve onu pataklamaya başlar. Ancak Kasketli’nin dayağı etkisini Petrov’da göstermektedir! İvan İvanoviç’in kafasına inen her sopada Petrov âh etmekte, elini kolunu boşluğa sallayarak kendisini kötekten korumaya çalışmaktadır!..

***

Devamını oku...
 
ÂSIM’IN NESLİ, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİ! Yazdır E-posta
Yazar Yavuz ALOGAN-Aydınlık   
Çarşamba, 10 Ağustos 2016
 
 
Bu darbe girişimi Devlet’in ideolojik niteliğini ve bütün aygıtlarının hazin halini gözler önüne serdi. Devlet’in ve  on dört yıldır onu kendi suretinde yeniden örgütlemeye çalışan  siyasi iktidarın yapısını en saydam haliyle gördük.
Ortaya çıkan gerçek, bir bakıma 12 Eylül darbesinin amacına ulaştığını,  darbe döneminde temelleri atılan Türk-İslam sentezi anlayışının başta eğitim sistemi olmak üzere devletin bütün kurumlarından Kemalizm’i  sürüp çıkardığını ve yerine işbirlikçi bir tarikatlar koalisyonunu  geçirdiğini gösterdi. Soğuk savaş döneminde Türkiye’yi komünizmin her türlüsünden arındırarak NATO konsepti içinde pekiştirmeyi amaçlayan darbe, kökleri Cumhuriyet öncesine dayanan tarihi bloklaşmanın iktidar yolunu açmıştı.
17-25 Aralık 2013’te sarsıntı geçiren blok, FETÖ’cü darbe girişimiyle  tamamen dağıldı ve Devlet’in içinde bir tarikatlar ve cemaatler savaşı başladı. “Son tahlilde” bu, elbette bir Atlantik-Avrasya çatışmasıdır.  Fakat gidişata baktığımızda,  bir mucize olmadığı taktirde; Cumhuriyet’in ilkelerini, özellikle laisizmi savunan bir  cephe iktidara gelmediği sürece, dağılan gerici bloklaşmanın Atlantik ya da Avrasya’ya yaslanarak farklı bir bileşimle yeniden kurulabileceği anlaşılıyor.
İktidarın tabanı

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Ağustos 2016 )
Devamını oku...
 
İKTİDARI İSTEMEK Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Pazartesi, 08 Ağustos 2016

 

...

Öyle dönemler olur ki elinizi uzatsanız iktidar avucunuzun içindedir. Biz sosyalistler yıllarca iktidar olmanın nesnel ve öznel koşullarını hesap ede ede diyebiliriz ki bu işin uzmanı olduk. Diğer sol yapılarla tartışa tartışa neredeyse beş on yıl sonrasında olağanüstü bir şey olmazsa işler nereye varır onu da neredeyse bire bir tutturabilmekteyiz. Ancak Türkiye'de yine de işler bilindiğinden çok daha karmaşık gelişiyor. Bu karmaşıklık yüzünden ülkemizde yıllarca Allah, Allah çekip duran analistler var. Çünkü sağ iktidarlar ülkeyi yiyip bitiriyor, ülke her anlamda yaşanmaz hale geliyor, bir de bakmışsınız ki sağın seçeneği yine sağ olmuş.


Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 12 / 2158
Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 2695
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 25504945
Syndicate
 
left
Top! Top!
right