left
 
 
   
right
Ana Sayfa
Pazar, 11 Aralık 2016
 
 
Ana Menü
Ana Sayfa
Yazarlarımız
Haberler
TV Programları
Öner Gürcan Kütüphanesi
Kadın Meclisi
Bize Ulaşın
JURNALE DEVAM Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Cuma, 09 Aralık 2016

 

AYDINLIK GAZETESİ CHP ile ilgili görsel sonucu

 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu ülkeye bir yararı var mıdır tartışılır. Biz kendimizi bildik bileli bu kurum dinci gericiliğe hizmet etmiş bir kurumdur. Toplumun din duygularını her fırsatta kullanan bu kurum dinci, gerici ve şeriatçı parti, tarikat ve cemaatlere hizmet etmiş, milyonların uyutulmasında da görevler üstlenmiştir. Sola ve sosyalizme karşı düşmanlık besleyen sanki bunlardan soruluyormuş gibi egemen erk yararına fetvalar düzen bu kurumun görevi bugün için de değişmemiş AKP ve saray iktidarının tartışmasız yadaşlığını eksiksiz yerine getirmiş getirmeye devam etmektedir.

Bu kurum sanki MİT görevini üstlenmiş gibi dünyanın her yerinde dün övgüler düzdüğü Fethullahçıları iktidara jurnallemeyi asli görevleri arasında sayarak haritayı, pusulayı hepten şaşırmıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın iktidar yanlısı tutumu yüzündendir ki, bu kurum günümüzde Recep Tayyip Erdoğan'ın en gözde kurumlarının başında gelmektedir.

Son Güncelleme ( Cuma, 09 Aralık 2016 )
Devamını oku...
 
SARP KURAY DIŞARDA Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Salı, 06 Aralık 2016

 

 

28 Kasım sabahı erkenden Edirne F tipi Cezaevi'nin önündeydik. Oraya bizden önce gelenlerde vardı ama diyebilirim ki, ilk gelenlerin arasındaydık. Sonra gelenler arttı. Onların arasında Sarp Kuray'ı önceden tanıyanlar olduğu gibi bugün de yoldaşları arasında bulunan birçok kimse vardı ve hepsi de heyecanlıydı. Bekleyiş gerçekten de uzun sürdü. Bizler cezaevi işleyişini biliriz, biliriz de niye bu kadar ağırdan alınır bilinmez. Madem sabahleyin bırakılacaktır, işlemler varsa tam mesai saati neden bitirilip hazırlanmaz gerçekten de anlamak güçtür. İçerden çıkacak olan çıkacağını bilir bilmesine de dışardakilerin her zaman bir sorun olabileceğine yönelik düşünceler kafalarının içinde kanat çırpar.

Son Güncelleme ( Salı, 06 Aralık 2016 )
Devamını oku...
 
GERÇEKLERE KAPALILAR Yazdır E-posta
Yazar TURGUT KOÇAK (TSİP GENEL BAŞKANI)   
Pazar, 04 Aralık 2016

 

CHP'NIN ADANA MITINGINE BINLERCE KISI KISI KATILDI. FOTO: ADANA, (DHA)

 

Bizler; AKP ve saraya tuş olanların gözlerini görmez, vicdanlarını da kararttıklarını bilmiyor değiliz. Ancak bu kadar da olmaz dedirten şeyler yaşanmasını anlamak gerçekten de çok zor. Dün CHP'nin Adana mitingine 10 binlerce insan katıldı. Diyebiliriz ki milyonlarca insan, AKP ve saray diktasını durduracak en büyük gücün CHP olduğuna büyük ölçüde inanmaya başladı. CHP ile birlikte sol ve sosyalist solda doğru politika izlerse sonuç söylediğimiz gibi olacak ve dikta heveslilerinin hevesleri kursaklarında kalacağı gibi AKP ve saray iktidarına Bahçeli'nin desteği de yetmeyecektir.

Bugünün gazetelerine bir bakın! Yandaş gazeteler, zaten CHP'nin Adana mitingini görmemiş, sözüm ona tarafsızmış gibi görünen gazeteler de neredeyse mercekle arayıp bulacağınız bir anlayışla vermiş haberi. Sözü geçen yandaş gazetelere bir de yandan çarklı Aydınlık katılmış ki CHP'nin mitingine hiç yer verilmemiş. Ancak CHP'yi kötülemek için CHP'nin milletvekillerinin HDP milletvekillerini ziyaret etmelerini ise altta küçük başlıkla "HDP'nin derdi CHP'yi gerdi" diye vermiş.

Devamını oku...
 
AMERİKAN SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE (3) Yazdır E-posta
Yazar Şahan YILMAZ   
Cuma, 02 Aralık 2016
 
Süper Komite ve Delegeler, Hillary’nin Karması, Trump’tan Beklenenler

HALKOYU SONUÇLARI:
Hillary Clinton (Demokrat Parti)      65,150,000 %48
Donald Trump (Cumhuriyetçi Parti) 62,636,000 %46
Gary Johnson (Hürriyetçi Parti)          4,443,000 %3.3
Jill Stein (Yeşil Parti)                          1,417,000 %1
Evan McMullan (Bağımsız Parti)          600,000 % 0.45
Darrell Castle (Anayasa Partisi)            200,000 %0.15

ANTİ-DEMOKRAT İÇ ORGANLAR

İş çevreleri, sendikalar, vakıf ve dernekler gibi çeşitli çıkar grupları, seçimlere “bağış” -daha doğrusu- yatırım yaparlar. Her birinin Siyasi Aksiyon Komitesi (Political Action Committee - PAC) vardır. Bağışlar PAC eliyle toplanıp aday ve partilere aktarılır. 2010’a kadar siyasi partilere aday başına 5,000 dolardan fazla, parti başına da 15,000 dolardan fazla bağış yapılamazdı. Dahası, şirketler hiç bağış yapamazdı.


Devamını oku...
 
SRİ LANKA- TEKK Yazdır E-posta
Yazar Emrruhan Yalçın- 21yyte.org   
Cuma, 25 Kasım 2016
 
Sri Lanka Ordusu’nun büyük baskı ve azmi karşısında Tamil Kaplanları (TEKK) yenildi ve ayrılıkçı Tamil halkının 1983–2009 yıllarında devam eden silahlı kurtuluş mücadelesi bitti. Kuşkusuz birçok askerî-sosyo-politik sebep bu yenilgiyi hazırladı, ancak örgütten bir liderin ayrılması bu yenilginin en büyük nedeni oldu.  

Sosyo-ekonomik olarak bir toplumun alt katmanlarında yer alan gruplar, etnik yapıları ya da dini kullanarak kitleleri mobilize edebilmekte ve bu şekilde ayrılma yoluna başvurabilmektedirler. Bu durum ülkelerde ciddi kaos ve iç çatışmalara neden olmakta ve yönetim problemleri ortaya çıkarmaktadır. Mobilize olan etnik grupların devletle pazarlığı, bu grupların dış kaynak desteğinin etkili olduğu stratejik güçlerinin bir fonksiyonunu teşkil etmektedir. Verilen destek, etnik grupları güçlendirirken, destek sağlayan dış güçler açısından hedef devlete yönelik stratejik ve tarihsel çıkarlarının gerçekleştirilmesinde önemli bir politika aracını teşkil etmektedir. Bu ilişkiyi dengeli bir şekilde götürebilen etnik grupların liderlerinin amaçlarına ulaşabildikleri gözlemlenmektedir.[1]


Son Güncelleme ( Cuma, 25 Kasım 2016 )
Devamını oku...
 
El Bab! Felaket Kapısı! Yazdır E-posta
Yazar Fehim Taştekin gazeteduvar.com.tr   
Cuma, 25 Kasım 2016
 
El Bab ile ilgili görsel sonucu
 
 
Doğrudur, El Bab ‘kapı’dır. Rakka’ya da açılır, Halep’e de. Bugünlerde bizimkiler de o kapıyı tokmaklıyor. Umuda açılır sanıyorlar, seraptır ve dahi yalan!
Doğrusu memleket pek tuhaflaştı.
Bir başka ülkenin yönetimini yıkmak için sınırlarını ardına kadar 92 düvelden cihatçılara aç ama terörün geri dönüp seni vuracağını düşünme!

Devamını oku...
 
AMERİKAN SEÇİM SONUÇLARI ÜZERINE (2) Yazdır E-posta
Yazar Şahan YILMAZ   
Perşembe, 24 Kasım 2016
 
amerikan seçimleri ile ilgili görsel sonucu
 
SON KİTLESEL DÖNÜŞÜM

2007 emlak kriziyle gelen ekonomik durgunluk, Amerikan toplumunda yine bir dönüşüme imza attı. Partisi içinde çok hızlı yükselen Barack Hussein Obama adında bir senatör, Hillary’ye rağmen Başkan olabildi; normal koşullarda hiç olmayacak birşey.. Bütün adaylar seçim öncesi Wall Street’in güvenini kazanmaya çalışsa da zenci Obama’nın neokonların adayı John McCain ve Wall Street’in adayı Mitt Romney’yi yenmesi Cumhuriyeti Parti’yi giderek beyaz milliyetçi platforma itti.

Emlak krizi sonucu geleceği zarar gören gençlik “Wall Street’i İşgal” (Occupy Wall Street) sloganı altında protestolara başlamıştı ama liberal bir Başkan’ın, hem de bizzat kendilerini heyecanlandırıp sandığa götüren siyahi bir Başkan’ın iktidarda olması Demokrat Parti’de Wall Street’e karşıtı yükselen sesleri kıstı.


Devamını oku...
 
AMERİKAN SEÇİM SONUÇLARI ÜZERİNE (1) Yazdır E-posta
Yazar Şahan YILMAZ   
Perşembe, 24 Kasım 2016
 
amerikan seçimleri ile ilgili görsel sonucu
GİRİŞ

2008'de zenci aday Barack Obama'ya yenilen Hillary Clinton, dengesiz hareketleri ve rastgele öfkeli demeçleriyle parasına ve fırsatçılığına vurgu yapan, hakkında yolsuzluk suçlamaları olan, göçmenleri, azınlıkları ve müslümanları aşağılayan, kadınlarla ilgili belden aşağı çok çirkin sözleri vidyoda yayınlanan ve ırkçı Ku Klux Klan (KKK) tarafından da desteklenen Donald Trump'a nasıl yenildi?? Dahası, böyle bir adam mevcut düzendeki statükoya (establishment) rağmen nasıl Amerika'ya başkan oldu?? Üstelik bilanço ağır da: Cumhuriyetçiler hem Beyaz Saray'ı hem de meclisi ve senatoyu aldıkları gibi, 9 üyeli Anayasa Mahkemesi'nde 1 sandalye daha kazanacaklar. Böyle fırsat kaçmaz!

İç politikada Cumhuriyetçilerin Demokratlar karşısındaki üstünlüğü dışarıdan pek birşey ifade etmeyebilir ama düşünce tembelliği yapmamalı, çünkü içeride birşeyler olacağı ve dışarıya da yansıyacağı kesin. Bu bağlamda Hillary'nin mağlubiyeti önce Amerikan seçim sisteminde, sonra içerideki sosyo-ekonomik değişimlerde ve tabii Hillary'nin kendisinde aranmalıdır.  


Devamını oku...
 
Liberal tetikçilerin son kurbanı olarak Cumhuriyet Gazetesi Yazdır E-posta
Yazar Gaffar YAKINCA   
Çarşamba, 02 Kasım 2016

 

Komplo, David Gista, ABD – Akrilik, kanvas

 

Her iki cumhuriyetin trajedisi de aynıdır: liberaller, Amerikancı çakma solcular tarafından ırzına geçilen ve dinciler tarafından öldürülen köyün güzel kızına benziyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti’nin tasfiyesi diye nitelediğimiz süreç öyle sabahtan akşama bir iki kararname ya da kanunla gerçekleşmedi. Son onbeş yılda ona ait kurumların, ona içkin değerlerin adım adım yok edilmesi veya ele geçirilmesi ile yürüdü. Canına kast edilen ne kadar kurum, ne kadar değer varsa hepsinde aynı formül işledi: her değer en önce bizlere “aydın” diye pazarlanan liberal-solcu kırması bir tayfa tarafından iğfal edildi sonra da dinci iktidar tarafından öldürüldü.

Devamını oku...
 
Fransa ve Türkiye’nin OHAL’leri Yazdır E-posta
Yazar Mine G. Kırıkkanat - Cumhuriyet   
Pazar, 30 Ekim 2016

 

 

soğan başı ile ilgili görsel sonucu

 

Bizim insanımız, baş olmak için yaratılmıştır. Bazen başarır, bazen başaramaz; ama zır cahil bile olsa “Yetkin miyim, becerebilir miyim” gibi varoluşçu bir kuşkuya asla kapılmaz, mutlaka dener.
Çünkü genetiğinde, “Baş ol da, istersen soğan başı ol!” kodu yazılıdır.
Nitekim Osmanlı döneminde otağı hümayuna hizmet veren bir “soğancı başı” makamı bulunduğunu hayal meyal hatırlıyorum. Tarihte soğan başı olmayı başaran bir insanımız var mıydı, pek emin değilim; ama memleketin şimdilik çıban başı kaynadığı kesin.
Bu çıbanların çoğu, çobanlıkla işe başlıyorlar. Bakıyorlar ki memleket zaten mera ve koyun bol, merhum Çoban Sülü’yü anımsarsınız, Cumhurbaşkanlığı falan, memleketin başına çöreklenip; birbirlerini de “iki koyun güder, güdemez” ölçüsüyle tartıyorlar.
Örneğin 24 Ekim’de Kocaeli Dilovası’ndaki bir düğünü cenk meydanına çeviren M.Ö.K. rumuzlu çobandan çok umutluyum, ben.

***


Devamını oku...
 
KİRALIK DÖNEK: ÇETİN ALTAN Yazdır E-posta
Yazar Rahmi YILDIRIM   
Salı, 25 Ekim 2016

çetin altan ahmet altan mehmet altan ile ilgili görsel sonucu

İtirafçılık gibi dönmek de sicilini temizleyerek, yeni bir hayat ve o hayata uygun yeni bir kimlik, kişilik ve ahlak edinmektir. Yeni hayatında dönek, yeni ahlakı, kimliği ve kişiliğiyle artık maddi gücü elinde tutan sınıfın hizmetindedir.

Aldatma, sadakatsizlik, ikiyüzlülük ve ihanet ezilen sınıfadır, mazlumadır. Muhabbet ve biat ise artık burjuva sınıfınadır. İtirafçı için olduğu gibi dönek için de kural, itiraf ederek geçmişini kusmak, dahası, ezen sınıfın tetikçiliğini yapmaktır. Entelektüel tetikçi olarak dönek, ihanet ettiği sol değerleri sermayenin pazarında işportaya çıkartacak ya da hastalık diye itibarsızlaştırıp dönekliği meşrulaştıracak, sermaye düzenini kutsayacak ve güce tapınacaktır.


Devamını oku...
 
Bayram değil seyran değil, Kürk Mantolu Madonna bizi neden öptü? Yazdır E-posta
Yazar Bekâm Örün - sol portal   
Salı, 18 Ekim 2016
 
Sabahattin Ali gibi bir büyük toplumcu gerçekçi yazar ekmek kapısı olarak gördüğü, çalakalem yazılmış bir tefrikadan ziyade birbirinden güzel öyküleriyle, Kuyucaklı Yusuf ve İçimizdeki Şeytan gibi güçlü romanlarıyla ve kuşkusuz yaşamının tümüne yaydığı, en çok da Marko Paşa döneminde somutlandığı benzersiz aydın inadıyla anılmayı, okunmayı ve anlaşılmayı hak ediyor.

Kafamızı nereye çevirsek o.

Zincir kitapçılarda o; en çok “tık”lanan internet kitapçılarının kampanyalarında o. Kafalı, otlu popüler edebiyat dergilerinin kapaklarında; gazete ve dergilerin en çok satan listelerinde o. Otobüslerde, metrolarda öğrencilerin elinde; facebook'ta, twitter'da, ekşi sözlük'te; instagramın en efektli fotoğraflarında yine o. Yanında mutlaka bir fincan kahve, sıklıkla kalp şeklinde bir kurabiye ve bazen bir kedi ile.

Sabahattin Ali'nin “Kürk Mantolu Madonna”sından söz ediyorum.


Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 12 / 2185
Kısa Kısa
Image
"Bir yandan batının işçi sınıfı, öte yandan Asya ve Afrika'nın köleleştirilmiş halkları milletler arası sermayenin kendilerini yıkmak ve efendilerine büyük çıkarlar sağlamak için köle durumuna getirilmek istediğini anladığı ve sömürge politikasının işlediği suç Dünya işçilerince kavrandığı gün burjuvazinin gücü sona erecektir."
22 Ekim 1922
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 
 
İstatistikler
Makaleler: 2722
Web Linkleri: 3
Ziyaretçiler: 26715931
Syndicate
 
left
Top! Top!
right